Evlilik İlişkisinde Döngüsel Nedensellik

EVLİLİKTE KARŞILIKLI ETKİLEME

Sistem içinde her birey diğerlerini etkiler ve onlardan etkilenir. Her bir bireyin davranışı, diğer bireylerin davranışlarının hem öncülü hem de sonucudur. Hayatımızda olaylar birbiriyle bağlantılı ya da tekrarlayan döngüler dizisi şeklinde gerçekleşir. Bu duruma aile terapisinde döngüsel nedensellik diyoruz. Bir diğer tabirle karşılıklı etkileme..

İnsan olarak kişilerden, olaylardan, durumlardan etkilenen ve bir taraftan da onları etkileyen bir yapıya sahibiz. Dışarıdaki etki bizde tepki, bizim tepkimiz dışarıda etki oluşturur. Bu döngüyü en çokta aile içi ilişkilerimizde yaşarız. Olumlu etki olumlu tepki, olumlu tepki olumlu etki oluştururken olumsuz etki olumsuz tepki, olumsuz tepki olumsuz etki oluşturur. Örnekle somutlaştıracak olursak;

Olumsuz İlişki Döngüsü

Kadın: Gömleğini ütülemedim diye beni kırdığı için kahvaltı yaparken surat asarım.

Erkek: Kahvaltı yaparken surat astığı için vedalaşmadan işe giderim.

Kadın:  İşe giderken vedalaşmadığı için akşam eve geldiğinde hoş geldin, demem.

Erkek: Karşılanmadığım için yemeğimi yer, onunla muhatap olmam, kumandayı elime alır, tv izlerim.

Kadın: Saatlerce tv izleyip benimle ilgilenmediği için bir daha ütüsünü yapmam.

Erkek: Ütümü yapmadığı için bende onun isteklerini yapmam.

 

Davranışın altındaki duygusal ihtiyaç anlaşılmamış, olumsuz davranış karşılıklı artmış ve sorun çözülememiştir


Olumlu İlişki Döngüsü

Kadın: Çocuklarla ilgilendiğim için gömleğini ütülemedim. Bunun için senden anlayış bekliyorum.

Erkek: Sorun değil. Sen kahvaltıyı hazırlayana kadar ben ütülerim.

Kadın: Anlayışlı ve destekleyici bir eş olman sana olan sevgimi arttırıyor.

Erkek: Senin sevgin her şeye yeter. Bende seni seviyorum.

Kadın: Bunun üzerine güzel bir pastırmalı yumurtayı hak ettin.

Erkek: Süper.. Pastırmalı yumurtaya bayılırım.

 

Duygusal ihtiyaç anlaşılmış,  olumsuz davranış sonlanmış ve duygusal doyum sağlanmıştır 

İnsanın mutluluğunu belirleyen şeyler içerisinde ailesi ilk sırada yer alır. Çünkü aile duygusal doyum merkezidir. Kişinin duygusal doyum yaşayacağı bireylere olumlu duygular vermesi, olumlu duygular alabilmesinin en önemli koşuludur.

Duyguların etkileyen ve etkilenen bulaşıcı bir özelliği vardır. Karşımızda kahkahalarla gülen birini gördüğümüzde gülme sebebini bilmesek bile gülesimiz gelir. Güldüğümüz içinde karşıdakinin gülmesini devam ettiririz. Aynı şekilde öfkede öyle. Birine öfkeli davrandığımızda onunda öfkelenme tepkisi verdiğini, bu durumun bizi daha çok öfkelendirdiğini çok yaşamışızdır.

Son zamanlarda eşinize karşı sergilediğiniz olumsuz (incitici konuşma, suçlama, eleştirme, şikâyet, küsme, kızma, kızdırma, alay etme, küçümseme, yok sayma vb.) ve olumlu (sarılma, kucaklama, gülümseme, öpücük, yardım etme, destekleme, güldürme, hediye verme, değer verme, iltifat etme, sürpriz, sohbet etme vb.) davranışlarınızı hatırlamaya çalışın. Eşinize ne verdiyseniz onu aldığınızı, eşinizden ne aldıysanız onu verdiğinizi göreceksiniz.

Eşinizin iffeti emanet olduğu kadar duygusal ihtiyaçları da size emanettir. Çağımızın en büyük sorunu olmaya başlamış olan boşanmaların ve evlilik sorunlarının en büyük nedeni eşlerin birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarına duyarsız olmalarıdır.

Peygamber Efendimiz s.a.v.

“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi davrananızdır”, derken aslında çok önemli bir konuya değinmiş, iyiliğe en yakınlarımızdan başlamanın iyi bir mümin özelliği olduğunu vurgulamıştır.

Peki nasıl yapalım derseniz aşağıdaki birkaç uygulamayla başlamaya ve sonucuna şaşırmaya ne dersiniz?

Eşinizin hislerine karşı duyarlı olun.

Eşinizde beğendiğiniz şeyleri paylaşın.

Sizi mutlu eden anlarınızı dile getirin.

Duygusal olarak ihtiyaç duyduğunuz şeyleri ifade edin.

Her gün 1 saat özel vakit geçirin.

Bol bol sarılın. Tv izlerken, yemek yaparken.

Ondaki farklılığı görün ve ifade edin. Örneğin saçların güzel olmuş.

Yaptığı güzel şeyleri takdir edin. Örneğin çocuklarla ilgilendiğin zaman çok mutlu oluyorum.

Adıyla hitap yerine sevgi ifade eden hitaplar kullanın. Canım, bitanem, kadınım, erkeğim, emanetim vs.

Özlediğinize ve sevdiğinize dair mesaj atın.

Onu sevdiğinizi günde 3 kez ifade edin.

Bunları yapmanın peygamber ahlakından olduğu bilinciyle…Cennete götüren yuvalarınız olsun.

Uzman Klinik Psikolog Ayşe Yılmaz

İnstagram.com/psikologayseyilmaz

Bu yazı Diyanet Aile Dergisinde yayınlanmıştır.

Sosyal medyada paylaşın...
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Share on Tumblr
Tumblr
Share on VK
VK

Bir cevap yazın

Top
Whatsapp