KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Kardeş Kıskançlığı; ‘’Annenin Kaybı’’

Kıskançlık TDK’ya göre; ‘’Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk’’ şeklinde ifade edilmektedir.

 

Kıskançlık insan gelişiminde her yaşta baş edilmesi zor olan doğal bir duygudur. Toplumda olumsuz bir tutum olarak görülen bu duyguyu yetişkinler çoğu zaman gizleyebilirler fakat çocuklar gizleyemezler.

 

Kardeşinin olacağını bilmesi çocuğun yaşayacağı duyguya hazır olması anlamına gelmez. Çocuk, kardeşi bir oyun arkadaşı olarak düşünür; gelecek fakat istemediğinde gidecek bir oyun arkadaşı gibi. Oysaki durum öyle değildir. Kardeşi doğan çocuk anne babasının sevgisini paylaşmaya başlar. İşte çocuk bu duyguya kardeşi olacağını bilse de hazırlık yapamaz.

 

Eğer duygularını fark edip, konuşan ve bunları konuşurken eleştirmeyen ebeveynler varsa çocuk da kendi duygularını ifade edebileceği bir alana sahip olduğunu bilecek ve duygularını ifade edecektir. Bu duygusal yükü hafifleten de ancak bu olacaktır. Çocuk öfkelendiğini, kıskandığını söyleyebiliyorsa bu duyguları daha hafif yaşayabilir.

 

Burada çocuğun hissettiği kıskançlığı ‘’annenin kaybı’’ olarak ifade etmek de doğru olacaktır. Annenin sevgisini göstermeye devam etmesine rağmen çocuk ‘’annenin sevgisini’’ sorgulamaya devam eder. Bu sorgulama devam ettikçe davranışlarda değişiklikler görülür artık evin büyük çocuğu için. Anneyi öfkelendirebilecek davranışlar sergileyebilir, doğumla yavaşlayan anneyi hareketlendirmeye çalışacağı davranışlar sergileyebilir, sık sık uykudan uyanabilir, ağlama nöbetleri yaşayabilir, sakinleşmekte güçlük çekebilir, içine kapanabilir, alta kaçırma gibi regresyonlar yaşayabilir. Kardeşine zarar vermek isteyebilir bazen bunu eyleme geçirebilir. Tüm bu durumlarda izlenecek en güzel yol konuşmaktır. Duygularını ifade etmesi için alan açmak, onu her koşulda sevdiğinizi ve ondan vazgeçmediğinizi duyurmak çok önemlidir. ‘’ kızgınsın, öfkelisin, bunları konuşabiliriz ‘’ şeklinde duygularını kabul ettiğinizi belirten konuşmalar rahatlamasına yardımcı olabilir.

 

Kardeşler tartışmalar yaşayabilirler, bazen kavga edebilirler. Böyle durumlarda en iyi çözüm araya girmemektir. Haklıyı haksızı sizin seçmeniz problemi uzatabilir. En iyi yol kendilerinin anlaşmalarıdır. Eğer anlaşamazlarsa biraz uzak kalmalarını sağlamak başka bir çözüm yolu olabilir böylece hem birbirlerini özler hem sakinleşirler. Büyük çocuktan ‘’olgunluk’’ beklenmemeli, küçük çocuk ‘’korunması gereken’’ olarak düşünülmemelidir.

 

Eğer ruhsal olarak yaşanan duygu çok yoğunsa ve krizler devam ediyorsa çocuk rahatlayamıyorsa, uzman desteği ile daha anlaşılabilir hale gelebilir ve rahatlayabileceği bir dengeyi bulabilir.

                                                                                       

    Uzman Klinik Psikolog  ŞEYMA AĞAR

Sosyal medyada paylaşın...
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Share on Tumblr
Tumblr
Share on VK
VK

Bir cevap yazın

Top
Whatsapp