Okul Fobisi

Okula Gitmek İstemeyen Çocuklar…

Okul fobisi, okul korkusu veya okul reddi ifadelerinin hepsi okula gitmek istemeyen çocuklar için kullanılmasına rağmen bu duruma neden olabilecek pek çok farklı neden olabileceği unutulmamalıdır. Sıklıkla her eğitim döneminin başında pek çok çocukta görülebilen bu durumun pek çok aile tarafından “anne ve babasından ayrılmak istememe durumu” gibi algılanma eğiliminde olmasına rağmen çocuğun okula gitmek istememesine neden olabilecek pek çok farklı durum söz konusu olduğu unutulmamalıdır. Makalede konu ile ilgili kısaca bilgi verildikten sonrasında okul korkusu veya okul reddine neden olan durumlar ayrıca anlatılacaktır.

Okul korkusu veya okul fobisi nedir?

Kısa tanımı ile çocuğun okula giderken endişe belirtilerini yoğun olarak hissetmesi durumu olarak açıklanabilir. Yapılan çalışmalarda okul yaşı çocuklarının yaklaşık yüzde 5 inde görülebilen bir sorun olduğu ortaya konulmuştur. Okul öncesi dönemde ise gelişimin bir parçası olarak çocukların çoğunda görülen bir durum olduğu ifade edilebilir. Bu süreçte en önemli faktör tüm çocukların ilk kez anne ve babasının onun her ihtiyacını belirli bir rutin içerisinde karşıladıkları ev ortamında uzaklaşarak okul gibi bilinmez, kuralların olduğu ve ilk kez karşılaştıkları bir yapıya ilk kez geldiklerinde endişe
yaşayabilecekleridir. Örneğin yapılan çalışmalarda okul öncesi dönemde çocukların yüzde 80’nin de bu durumun görülebileceği ifade edilmektedir

Okul Korkusu ve Okul Fobisinin Nedenleri Nelerdir?

Okul fobisi veya okul korkusunun en sık nedeni ayrılık kaygısıdır. Ayrılık kaygısı çocuğun normal gelişimsel basamaklarında hemen her zaman görülebilen bir durumdur. 1 yaş civarında başlayan ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar yalnız kalmak istemezler ve sürekli olarak bakım verenlerinin yanında olmak isterler. Bu anneden, babadan ayrılma endişesi 13. aya kadar giderek artış göstermesine rağmen 2 yaşından sonra azalarak kaybolur. Ayrılık kaygısı bozukluğu daha sonraki gelişimsel basamaklarda daha az şiddette görülmesi gerekmesine rağmen bu endişeyi yoğun olarak yaşaması nedeni ile sosyalleşme süreçlerinin bozulması durumudur. Diğer bir tanımlama ile ayrılık kaygısı bozukluğu; bağlanma objesinden gerçek veya hayali bir ayrılığa, günlük yaşam aktivitelerini bozacak seviyede verilen anormal düzeyde tepki durumudur

Okul Korkusu Sık görülen bir durum mudur?

Çocukluk döneminde en görülen kaygı bozukluklarından birisidir. Sıklığının bazı çalışmalarda % 25 kadar yüksek olabileceği ortaya konulmuştur. Diğer yönden ise hafif durumlar da bu değerlendirmelere dahil edildiğinde okul öncesi çocuklarda bu oranın % 80’lere ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle ayrılık kaygısı bozukluğu okul öncesi dönemdeki çocuklar için sıklıkla kullanılmaktan kaçınılan bir tanımlamadır.

Okul Korkusunun Bulguları nelerdir?

Ayrılık kaygısında pek çok farklı belirti söz konusu olabilir. En temel belirtileri; gelişim seviyesine uygun olmayan evden veya bağlanılan kişiden ayrılmaya karşısında aşırı korku hali, endişedir. Üç temel özellik gösterir;

  • Ayrılma zamanı öncesinde aşırı endişe ve korku
  • Ayrılma öncesinde, ayrılma sırasında veya sonrasında davranışsal ve somatik semptomlar
  • Ayrılma durumunda kaçınma davranışları  

Çocuk ebeveynlerinden ayrılmaya karşı yoğun kaygı içerisindedir; ailesi onu almayı unutabilir, kaybolabilir, öldürülebilir, bir daha geri dönmeyebilir. Aileden ayrılma durumunda ağlama, aileyi arama, ayrılma esnasında öfke nöbetleri görülebilir. Panik nöbetlerine benzer fiziksel sorunlar ortaya çıkabilir. Sıklıkla pek çok çocukta baş ağrısı, karın ağrısı, uyku sorunları, bulantı kusma, çarpıntı, göğüs ağrısı, kas ağrıları saptanabilir. Fiziksel sorunlar nedeni ile okula gitmeme, hastane başvuruları oldukça sıktır. Tipik olarak sorunlar okul günlerinde ortaya çıkarken çocuğun evde kalmasına karar verildiğinde ortadan kalkacaktır. Ayrılma ile ilgili ortaya çıkan belirtiler okula girdiğinde, okul servisine bindiğinde, yatağa gitmesi istendiğinde, bakıcı ile birlikte evde bırakılmak istendiğinde, yaz kamplarında, akraba veya arkadaşları ile geceyi geçirdiklerinde başlayabilir. Kaygı belirtileri okul değişikliklerinde, yeni okul başlangıçlarında, uzun tatiller sonrasında (yaz tatilleri, yarı yıl tatilleri gibi), arkadaş değişikliklerinde, tıbbi bir rahatsızlık sonrasında başlayabilir.

Okul Korkusu Kimlerde görülür? En sık başlangıç yaşı 7-9 yaşları arasındadır. Görülme sıklığı yaşın ilerlemesi ile birlikte azalmaktadır. Çocukluk çağında en sık görülen kaygı bozukluğu olmasına rağmen tüm yaşam değerlendirildiğinde 7. sıradadır.

Bu durum yaşın ilerlemesi ile birlikte bu rahatsızlığın azalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Kızlarda ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür. Ayrılık kaygısı 5 yaşına kadar normal olarak değerlendirilebilir ve 5 yaş öncesinde tanı nadirdir.

Ayrılık kaygısı bozukluğunun nedenleri nelerdir? ​Ayrılık kaygısı bozukluğunun tek bir nedenle ile ortaya çıktığını söylemek yanlış olacaktır. Genetik, çevresel ve çocuğa ait pek çok farklı nedenin birleşmesi ile ortaya çıkan bir durum olduğu söylenebilir. Anne veya babada anksiyete bozukluğu olması çocukta ayrılık kaygısı görülme olasılığını arttıracaktır (genetik ve davranışsal öğrenme süreçleri ile). Yapılan genetik çalışmalarda tek yumurta ikizlerinde % 73 oranında kalıtımsallık gösterilmiştir. Genetik yatkınlık ile ilgili yapılan diğer çalışmalarda ise genetik özelliklerin özgün bir anksiyete bozukluğundan çok birçok farklı anksiyete bozukluğu ile ilişkili olabileceğini ortaya koymuştur. Ebeveynler ile ilgili yapılan değerlendirmelerde ise kaygılı ebeveynler ile birlikte olan çocuklarda kaygı bozukluğu gelişme riski 5 kat artmıştır. Ayrılık kaygısı bozukluğu ile ilgili çevresel faktörler aşağıdaki gibi sıralanabilir;
Çocuğun ailesi ile ilgili faktörler:

  • Ebeveynlerin sevgi ve sıcaklığını yeterince gösterememeleri
  • Çocuğun otonomisini kazanmasına engel olucu anne baba tutumları (aşırı koruyucu, sınırlayıcı tutumlar)
  • Özellikle annelerin kaygılı olması
  • Anne baba arasında şiddetli çatışma
  • Boşanma
  • Ebeveynlerde fiziksel hastalık
  • Panik bozukluğu veya depresif bozukluk gibi psikiyatrik rahatsızlıkların olması
  • Babada benmerkezcil, immatür veya antisosyal davranışların olması
  • Erken dönem yaşantıları
  • Kardeş doğumu
  • Ebeveynin işini kaybetmesi
  • Aile içi şiddet

Çocuğun mizaç ve karakter özellikleri:

  • Kolay incinen,
  • Utangaç,
  • Çekingen,
  • Sosyal kaçınma davranışları olan çocuklarda tüm kaygı bozuklukları riski artmıştır

 

Okul ile ilişkili nedenler:

  • Okulda arkadaş zorbalığına maruz kalım
  • Akademik, sportif diğer aktivitelerde beklenen başarıyı gösterememe

Tedavi edilmeyen durumlarda nasıl bir surum ortaya çıkar?

Boylamsal çalışmalarda ayrılık anksiyetesi bozukluğunun yetişkin yaşamda panik bozukluğu ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çocukluk döneminde ayrılık kaygısı bozukluğu tanısı alan çocukların yetişkin dönemde kaygı bozukluğu ve duygudurum bozukluğu tanısı alma riski artmıştır. Yapılan bir çalışmada tedavi edilmeyen olguların 1/3 ü yetişkin yaşama kadar süregelen bir hal alabileceği gösterilmiştir.

Ayrılık kaygısı bozukluğunda olumlu gidişat faktörleri faktörleri:

  • Küçük yaş,
  • Anksiyete seviyesinin az olması
  • Depresyon kaygı bozukluğu gibi bozukluklarının bulunmaması
  • Sosyal fobi olmamasıdır

 

 

kaynak; Dr Genco USTA
Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

Sosyal medyada paylaşın...
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Share on Tumblr
Tumblr
Share on VK
VK
Top
Whatsapp