Proje Çocuk Yetiştirmek

MODERN ÇAĞIN TEHLİKESİ: PROJE ÇOCUK YETİŞTİRMEK

Modern çağda yetişen çocuklar için yeni bir kavram; proje çocuklar. Peki ne demek proje çocuk ve nasıl yetiştirilir?

Her türlü koşula, imkana ulaşabildiğimiz ve uyarana maruz kaldığımız bir çağdayız. Bu koşullarla birlikte çocuğunu en mükemmel şekilde yetiştirmek isteyen, kendi yaşanmamışlıklarını çocuğu üzerinden telafi etmeye çalışan ve çocuğu üzerinden var olmaya çalışan anne babaların eseridir proje çocuklar. Bu çocuklara eğitim, konfor, iyi giyim, oyuncaklar ve her türlü yaşam koşulları sunulur ve kurstan kursa, etkinlikten etkinliğe koşturulurlar. Her istedikleri alınır ve hayatın en iyi imkanlarına sahip olur bu çocuklar. Kusursuz görünürler, ambalajları güzeldir. Anne babalarının içleri rahattır çocuklarına görevlerini yaptıkları için. Çocuklarda aynen anne babaları gibi mutluluğun imkanlara sahip olmakla, bir yerlere gelmekle mümkün olduğuna inanırlar. Bir ömür bunlar için koştururlar. Fakat bir zaman gelir ki iç dünyalarında bir şeylerin eksikliğini ve yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hissederler.  Kariyerin, başarının, konforun, markanın içlerindeki eksikliği kapatamadığını ama onlarsızda yapamadıklarını görürler. İç dünyalarında kendilerini gerçekten sevemezler, hayattan memnuniyetsizdirler ve şükran duyguları yoktur. Peki nedir eksikliğini hissettikleri şey?

Sevgi.. Koşulsuz sevgi.. Oldukları gibi sevilme ihtiyacı. Öyle bir ihtiyaç ki sahip olduklarından vazgeçebilecek kadar.. Koşulsuz sevgi bu denli önemli bir şeydir insanın kendisiyle, başkalarıyla ve hayatla barışık olması için. Gerçekten kendini sevebilen insanlar başkalarını, eşlerini, evlatlarını, insanları sevebilirler.

Öyleyse kendisiyle barışık bireyler yetiştirmek için ne yapmalı anne babalar?

  • Bırakın çocuklarınız çocukluklarını yaşasınlar. Oynasınlar, eğlensinler, ufak tefek hatalar yapsınlar. Çocukluklarına doysunlar. Bu dönem tekrar gelmeyecek.
  • Doğal ebeveyn olun. Çocuklarınızla duygusal bağ kurun, özlerini sevin, samimi olun, içinizden geldiği gibi olun, onların içlerinden geldiği gibi olmalarına fırsat tanıyın.
  • Çocuklarınızın fıtratını bozmayın, benliğini değiştirmeye çalışmayın, onları özünden uzaklaştırmaya çalışmayın. Başarılı, çalışkan, ahlaklı, dindar, uslu vs olursan sevilirsin, onaylanırsın mesajı vermeyin. Seni olduğun gibi seviyorum hissini verin ve başarılı, ahlaklı, dindar vs olduğun zaman çok mutlu oluyorum mesajı verin. Kişinin duygusal bağ kurduğu ve sevildiğini hissettiği kişilere adapte olacağını unutmayın.
  • Çocuğunuza ihtiyaç duymadığı şeyi vermeyin. İhtiyaç duyulmadan sunulan imkan kişiye israf yapmayı, şükürsüz ve memnuniyetsiz olmayı öğretir. Kişinin bazı yoksunlukları yaşaması onda aşı etkisi oluşturur. Karşılaştıkları zorluklarla baş edebilme becerisini geliştirir.
  • Kendi ihtiyaçlarınızı çocuklarınızın karşılaması için beklentiye girmeyin. Beklentiler çocuklar üzerinde yüktür. Kendi sorumluluklarınızı karşılamak sizin görevinizdir.
  • Göreviniz çocuklarınıza mükemmel yaşam koşulları sunmak değildir. Onların önüne hazırı koyma yerine hayatın iyi ve kötü taraflarını deneyimleme fırsatı sunmak daha geliştirici olacaktır. En iyi öğrenmenin oyun ve deneyimleme olduğu bilinmelidir.
  • Çocuklarınıza mutluluğun sahip olmakla değil, elimizde olanlarla yetinmek ve şükredebilmekte olduğu öğretilmelidir. Amaç oyuncak almak değil, oyun oynamak olmalıdır.

 

Son olarak çocuklarımızın bizim projemiz değil de dualarımız olduğu ve ebeveyn olarak bizlerin onların sahibi değil de şahidi, emanetçisi olduğumuzu unutmamalıyız.

 

Uzman Klinik Psikolog Ayşe Yılmaz

Bu yazı Diyanet Aile Dergisinde yayınlanmıştır.

Sosyal medyada paylaşın...
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Share on Tumblr
Tumblr
Share on VK
VK
Top
Whatsapp