UYKU

Uyku, zihinsel ve fiziksel sağlığımızı her gün yenilememiz için önemli olan ve yaşamımızın üçte birini kapsayan aktif bir dönemdir. Son zamanlarda uyku araştırmacıları, uykunun hayret verici karmaşıklığını, işlevlerini ve onun psikolojik ve biyolojik değerini analiz etmeye başlamışlardır.

 

Diğer birçok biyolojik işlev gibi uyku ve uyanıklık da günlük (sirkadyen) bir döngü izlemektedir. Uykuda ve uyanık olarak geçirdiğimiz zaman, güneşin etkilediği 24 saatlik bir döngüye bağlıdır. Nasıl ki gün boyunca vücut ısımız, kan basıncımız, hormonlarımız, metabolizmamız değişebiliyorsa; uyku-uyanıklık döngüleri de mevsimlere bağlı olarak gün uzayıp kısaldıkça değişebilir. Genellikle bu ritimlerin hepsine ‘’biyolojik saat’’ adı verilmektedir. Genelde bu sirkadyen ritimler bozulmadıkça onları pek fark etmeyiz. Örneğin jetlag ve vardiya usulü çalışma buna birer örnektir.

 

Sadece dinlenmek bizi tatmin etmez. Bir canlı, yiyecek ve sudan yoksun bırakıldığında bunlara gereksinim duyduğu gibi, uykudan yoksun bırakıldığı zaman da uykuya gereksinim duyabilir. Bu yüzden kesinlikle uykuya ihtiyacımız vardır. Birçok bilimci, uykunun, bedeni ve beyni etkili işlev gösterebilmeleri için yenilediğine inanmaktadır.

 

Bireysel farklılıklar olmasına rağmen hemen hemen herkes uykunun çeşitli evrelerinden geçer. Gelin şimdi bu evreleri inceleyelim.

 

1.Evre: Nabızda yavaşlama, kaslarda gevşeme ve gözlerde bir taraftan diğer tarafa kayma hareketleri başlar. Bu evre genellikle sadece birkaç dakika sürer. Ve kişi bu evrede kolayca uyandırılabilir, uyanınca da uyumuş olduğunun farkında bile olmayabilir.

 

2.ve 3.Evre: Bu evreler yavaş yavaş derinleşen uyku olarak tanımlanır. Beyin dalgaları daha yavaş hale gelir. Kalp atış hızı, kan basıncı ve vücut ısısı düşmeye devam eder. Bu evrelerde kişinin uyandırılması daha zordur ve kişi ses ya da ışık gibi uyaranlara tepki vermez.

 

4.evre: Beyin çok yavaş olan delta dalgaları ortaya koyar. Kalp atış hızı, solunum hızı, kan basıncı ve vücut ısısı gece boyu ulaşabileceği en düşük düzeydedir.

 

REM Uykusu: Beyin faaliyeti, kalp atış hızı, kan basıncı ve diğer fizyolojik işlevler; uyanık bilinç durumunda olduğumuz halimizle oldukça benzerdir. Buna rağmen, kişi bu evrede derin bir uykudaymış gibi görünür ve istemli kaslar paralize olduğu için hareket edemez. Bu evrenin dikkat çekici bir özelliği de en canlı rüyaların görüldüğü dönem olmasıdır.

 

  • Bu evreler kendini ortalama 90 dakikada bir tekrarlar.
  • Bir gecelik uyku, bu 4 ya da 5 döngüden oluşmaktadır.
  • Yaşa göre uykunun süresi ve geçirilen evreler değişiklik gösterir. Örneğin bebekler günde 16 saat uyurken, yetişkinler 6-8 saat uyuyabilir.
  • Kişiden kişiye de uykuya olan ihtiyaç değişebilir.
  • Uyku, sağlıklı bir ihtiyaçtır. Ve düzenli uykunun sağlığımıza da katkıları vardır.

 

Morris,C.G.(2002). Understanding Psychology,4, 155-158.

Sosyal medyada paylaşın...
Share on Facebook
Facebook
Share on Google+
Google+
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Share on Tumblr
Tumblr
Share on VK
VK

Bir cevap yazın

Top
Whatsapp